Dış Ticaret

 

GLOBALLEŞEN DÜNYA’DA İHRACATIN ÖNEMİ

 

Her sabah gazetelerin ekonomi sayfaların da  hiç eskimeden karşımıza çıkan bir kelime hepimizin her gün dilinde : “GLOBAL DÜNYA “

Kristof Kolomb Amerika'ya ulaştığın da sadece yeni bir kıta keşfetmedi aslında. Aynı zamanda yeni bir pazar keşfetti. Çünkü her keşfedilen yer, her ulaşılabilen insan, her girilen ülke aslında ticarette yeni bir pazar manasına geliyor.

Eskiden insanlar sadece kendileri için üretirlerdi. Amaç ihtiyaçların karşılanması, karın doyurmak ve üstünü başını kapatmaktı. Zamanla insanlar ürettikleri mal ve hizmetleri birbiriyle takas ederek daha fazla aynı üründen ya da hizmetten üreterek daha farklı ürünlerden temin edebilmeye başladılar. Lidyalıların para denen değişim aracını bulması ile ise ticaret tamamen farklı bir boyuta büründü. Artık herkes ürettiklerini satarak elde ettiği para ile istediklerini alabilmeye, daha fazla üretmeye ve ihtiyacından fazlasını üreterek ihtiyaç fazlasını satıp başka ihtiyaçlarını daha güzel ürünler satın alarak kullanmaya başladı.

Daha da ilerleyen zamanlarda artık yakınımızdaki müşteriler bizlere yetmemeye başladı ve ürettiklerimizi daha fazla insana satabilmek için yeni müşteriler bulmak şart oldu.  Teknoloji geliştikçe, sanayi büyüdükçe üretilen ürün miktarı bazı sektörlerde tüketim talebinin önüne geçmeye başladı. Her firma ürettiği ürünleri daha rahat satabilmek için daha fazla üreterek maliyetleri aşağı çekmek ve kar marjlarını minimum seviyelere indirmek zorunda kaldı. Artık amaç talebi karşılamak değil, ürettiklerimize talep bulmaya çalışmak oldu.

İşte tam bu noktada yeni pazarlar bulmak şart oldu. Her girilen yeni pazar bizler için yeni müşteriler manasına geldiği için firmalar ne kadar çok pazara ulaşabilirse o kadar başarılı hale geldiler.

Kendini dünyaya kapatan, sınırlarının dışına ulaşmak için efor sarfetmeyen işletmeler günden güne küçülüp yok olma tehlikesiyle baş başa kaldılar. Her firma ayakta kalabilmek için ihracat kelimesini önce tanımalı, sonra anlamalı ve sonunda da gerçekleştirmelidir.

İhracat kulağa hoş gelen bir kelime, herkes yapmalı. Hem kendi işletmesi için ihracat yapmalı, hem de vatansever bir işletme olarak ülkesine döviz getirmek için bunu mutlaka uygulamalı.

 

NEDEN İHRACAT?

 

İHRACAT yeni müşteriler bulmak demektir. İhracat yapmaya başlayan bir firma hazırdaki müşterilerine ek olarak yeni potansiyel müşteriler bulabilir. Ürünlerini sınırlarıyla çevrili 77 milyon potansiyel müşteri yerine 6 milyar potansiyel müşteriye satma şansına sahip olabilir. Türkiye de güzel ve kaliteli bir ürün üreten firma, milli geliri daha yüksek Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika'ya mallarını satarak daha yüksek kar elde etme şansına sahip olabilir.

 

İHRACAT yerel pazara olan bağımlılığı azaltır. Hepimiz biliriz ki yumurtaları aynı sepete koymak ilkokul öğretmenlerimizin bile bize anlattığı gibi riskli ve tehlikelidir. Yumurtalar farklı sepetlerde taşınırsa sepetlerden biri düşse bile elimizde sağlam yumurta kalma şansımız bulunur. Tek bir ülkede satışımız olursa bu ülkede yaşanacak herhangi bir ekonomik hatta siyasi kriz işletmemizi olumsuz etkileyecektir. Yurtdışına hiç ürün satmayan ulusal bir firma Türkiye'de oluşabilecek herhangi bir ekonomik krizde düşen talebe bağlı olarak ayakta kalmakta güçlük çekebilir. İşletmelerin ayakta kalmasını nakit akışları ve satışlar sağladığından bu iki noktadan herhangi birindeki yavaşlama ya da düşüş direk olarak işletmemizin geleceğini tehdit edecektir. Sadece ekonomik değil, herhangi bir siyasi yada toplumsal kriz dahi işletmenin geleceği açısından risk oluşturacaktır. İhracat yapan, yurtdışı ile çalışan bir firmanın yumurtalar ayrı sepetlerde olduğundan satış yaptığı ülkelerden herhangi birinde oluşacak bir talep daralması işletmeyi sınırlı miktarda etkileyecek, işletme geleceğine dair planlamalarını bu düşen talebe göre yapabilme şansa sahip olacaktır.

 

2001 krizi ’de ihracat yapan firmalar artan döviz fiyatları sayesinde yeni müşteriler buldukları gibi hazırdaki ihracat müşterilerinden de iki katına yakın miktarda fazla sipariş almışlardır. Sadece ulusal satış yapan firmaların ise 57 % si kapanma ve iflas noktasına gelmiştir.

 

İHRACAT rekabet gücümüzü artırır. İhracatla tanışan firmaların rekabet güçleri kısa zamanda uluslararası standartları yakalamıştır. Yeni müşteriler ile tanışan firmalar, yurtdışından gelen talepler doğrultusunda farkında olmadan standartlarını uluslararası seviyeye çıkartarak daha kaliteli ürünler üretmeye başlamış, bu artan standartlar sayesinde yurtiçindeki satış grafikleri de artmış, bu da daha fazla üretim yapmalarını sağlayarak kar marjlarını artırmıştır.

 

İHRACAT daha fazla üretim sayesinde düşen maliyetler ve daha fazla kazanmak demektir. İhracat ile tanışan firmalar artan talebe karşılık vermek için üretim kapasitelerini artırarak sabit giderlerin hesaplamalarıyla daha fazla kar yaparlar. Hepimizin bildiği gibi iki katına çıkan üretim demek, iki katına çıkan masraf olmayacağından ürün başına maliyetler gözle görülen oranda düşecek, bu da firmaya kar hanesinde daha fazla rakam görme şansı verecektir.

 

İhracat sadece kendimiz için değil ülkemiz için de bir avantaj demektir. Yurtdışına sattığımız her ürün ülkemize giren döviz demek, daha fazla istihdam daha fazla yatırım daha fazla kazanmak demektir. bysharing.com olarak, tüm üyelerimize hayırlı satışlar dileriz…

 

 

Bülent KAÇMAZ

Ekonomi Uzmanı