Yerli teknoloji için 3’lü hamle

Yerli teknoloji için 3’lü hamle

Yerli teknoloji için 3’lü hamle



Türkiye 1 Nisan 2016’da devreye giren 4.5G teknolojisini bir yıldan fazla süredir kullanıyor. Ağustos 2015’te yapılan 4 milyar euro’luk 4.5G ihalesinin önemli bir şartı da yerlilik oranıydı.

Kademeli olarak yerine getirmesi gereken ve Türkiye’de faaliyet gösteren 3 operatörün de karşılaması gereken yerli teknoloji kullanma oranı birinci yıl için yüzde 30 olarak belirlenmişti. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) bu şartı yerine getirmeyen operatörlere cirolarının yüzde 3’ü kadar ceza kesme yetkisi bulunuyor.

BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan geçen hafta Cenevre’de düzenlenen Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi (WSIS 2017) toplantısının ardından konuyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı ve şimdiye kadar ortaya çıkan yerlilik oranının düşük olduğunu söyledi.

Bunun altında yatan nedenin yerli malı belgesi olan ürünlerle yerliliği sağlama şartı olduğunu dile getiren Sayan, “Özellikle yazılım konusundaki yerli ürün ve hizmeti kimin nasıl vereceği net değildi. Şimdi bunlar netleşti. Odalar Borsalar Birliği bünyesinde bir komisyon oluşturduk. Komisyonda BTK da var. Artık Türkiye yerli malı yazılım belgesi verebiliyor” dedi.

Beraberce hareket

Ayrıca OSTİM’de haberleşme alanında kümelenme oluşturduklarını belirten Sayan, “Türkiye’de kim ne üretiyorsa getirecek burada test edecek. Uygun olanları kullandıracağız” diye konuştu. Operatörlerin tedarik ihtiyaçlarının ağırlıklı olarak Nokia, Ericson ve Huawei’den karşıladığını belirten BTK Başkanı, şöyle devam etti:

“Çünkü alabilecekleri yerler belli. Sadece Türkiye için de değil dünyanın hangi ülkesine gidersek bu böyle. Yerli olarak elde ne varsa, bütün operatörler bunu yansıttı. Bu konuyla ilgili bir pozitif gündem yakalamış durumdayız. Geçtiğimiz haftadan başlayarak toplantılar yapmaya başladık.

Önce donanımcılar, ardından da yazılımcılar operatörleri ziyaret ettiler. Türkiye’de ne kadara potansiyel varsa beraberce bunu sağlamanın yollarını aradılar. BTK olarak bizim farklı önerilerimiz var. 3 operatörün yaptığı yatırım miktarının bir yere ayrılarak pozitif olarak değerlendirmenin yolunu arıyoruz. Alt yapı için bunları düşünüyoruz.”

Tarih değişmez

Yerlilik oranında operatörlere verilen tarihleri değiştirmenin imkânsız olduğunu belirten Sayan, “Yerli ürün olsa ve kullanılmasalar hem cezayı uygularız. Ama kullanacakları ürün olmadığı için biz de ağırdan alıyoruz.

Üretim ekosisteminin öncelikle oluşturulması için birlikte çalışmaya başladık. Operatörlerin de bu konuda elini taşın altına koyması lazım. Huawei, Ericson ve Nokia da gerek Ar-Ge personelini çoğaltma, gerekse yaptıkları üretimin bir kısmını Türkiye’ye kaydırmalarını istiyoruz. Aşamalı olarak gideceğiz. O bakımdan tarihi ertelemeye gerek yok” dedi.

Firma satın alma yoluyla ilgili teknolojiyi Türkiye’ye getirme girişimlerine de dikkat çeken Sayan, şu bilgileri verdi:

“Üretim burada yapıldığı zaman yerli malı belgesi vererek operatörlerin bunu kullanmalarını sağlarız. Mesela ZTE Netaş’ı aldı. Huawei Çerkezköy’de sınırlı da olsa bir üretim yapıyor. Ama bunlar yeterli değil. Biz ilgili firmalara ‘dostlar alışverişte görsün diye değil; gerçekten yatırım ve üretim yapın’ uyarılarımızı yaptık.”

TREN KAÇMASIN

4.5G yatırımlarını tamamlamış olan operatörlerin 5G alt yapılarını hızlıca tamamlamalarını istediklerini belirten Sayan, “Treni kaçırmamamız lazım. Dört yılın sonunda bu oranın tutması için biz de gereken kolaylığı sağlayacağız” dedi.

Operatörlerden kazançlarının belli bir kısmını bu işe ayırmasını istediklerini de dile getiren Ömer Fatih Sayan bunun formülünü de anlattı:

“Örneğin 1 milyar dolar kazanıyorsa bunun 300 milyon dolarını bu işe ayırmalı. Bunun için bir fon mu oluşturulur ne yapılır bilmiyorum ama kazandığının en az yüzde 30’unu bu yerlilik işine kaynak olarak ayırması lazım. Operatörler bunun zor olduğunu söylüyorlar ama biz bu yoldan başka çare yok. İşi sıkı tutarak yerlilik bilincini ve oranını artıracağız. Bu sadece baz istasyonunda değil yazılımda, şebekede ve diğer alanlarda da olacak ki bir ekosistem oluşsun.”

k