ULUSLARARASI TİCARET İYİ MİDİR KÖTÜ MÜDÜR?

ULUSLARARASI TİCARET İYİ MİDİR KÖTÜ MÜDÜR?



Bu soruya ilk bakışta verilecek cevap ‘tabii ki iyidir’ olacaktır fakat bu herkes için geçerli bir cevap olmayabilir. Uluslarası ticaret klasik düşünceden başlayarak özellikle Ricordo’ya uzanan dönemde karşılaştırmalı üstünlükler teorisiyle açıklanmış ve iki  faktörlü ekonomilerde karşılaştırmalı üstünlüğe sahip malın diğer mala oranla fırsat maliyetinin yüksek olmasından kaynaklı o ülkenin ihracatını yapması gereken ürün olarak belirlenmiş ve ekonomik toerem bunun üzerine oluşturulmuştur fakat elbetteki ihracat ülke genelinde GSYH’yi arttırsa da ithalat rekabetine dayalı bazı sektörler bundan olumsuz etkilenmektedir. Buna örnek olarak uzak asyadaki pirinç yetiştiricileri ve balıkçılar gösterilebilir. 

 Peki bu sektörler zarar gördüğü için ve çalışanların işsiz kalmasından kaynaklı ihracat yapılmamalı mıdır ? fırsat maliyeti neye göre belirlenmelidir? Aslında bunun cevabı çok açıktır. Elbette uzun dönemli bir ekonomi politikası belirlendiiğinde ihracat en büyük getiriyi sağlayan faktör olacaktır fakat işsiz kalan çalışanlar için en güzel örnek ABD olacaktır. ABD’de uygulanan işsizlik maaşı politikası ile bu işçiler yeni bir meslek edinene kadar hükümet tarafından desteklenmekte ve beyaz yakalıların dışında kalan bu kısım ekonomiye tekrar kazandırılmaktadır

k