TÜRKİYE’DE LOJİSTİK KAVRAMI VE GELİŞİMİ

TÜRKİYE’DE LOJİSTİK KAVRAMI VE GELİŞİMİ



      Lojistik sektörü uzun bir zamandan beri, ülkemizde sadece dağıtım olarak algılanmaktadır. Dağıtım sadece lojistiğin halkalarından biridir. Gümrükleme, depo, taşımacılık, envanter hepsi lojistiğin içindedir. Türkiye’de lojistik son senelerde yeni çıkan bir terim olduğu için, “sadece dağıtım yapan firmalar lojistikçidir” gibi bir yanlış algılama vardır. 30-35 sene önce nakliyeci, kamyoncu diye bilinen, bugün lojistikçi denilen meslek grubunun hatası ise, kendilerini doğru tanıtamamış ve doğru vurgulayamamış olmasıdır.

     Sektöre bakıldığında; 15-20 sene önce, bir tek taşıma türünde uzmanlaşmış, çok fazla uluslararası firmalarla çalışmayan, daha çok yerel çözümler üretebilen, kapasitesi ancak yerel pazara yeten firmaların varlığı görülmektedir. Sektörde yer alanların izlenimlerine göre, 15 sene önce piyasaya giren kuşak eskiden gelen yanlış alışkanlıkları, tutuculukları değiştirmiştir. Bu yeni kuşak mesleğe sahip çıkmıştır. Talepler doğrultusunda her işi yapabilen, uluslararası firmalarla daha içli dışlı olabilen bir lojistik sektörü ortaya çıkmıştır. Sektör olarak 1980’lerin ortasından, 1990’lara kadar uzanan bir değişim vardır. Ondan sonra 1990’ların sonunda ciddi bir yatırım hareketi ortaya çıkmıştır. Bu dönemde herkes depolar açmış, depolara yatırım yapmış ve mantıksızca para harcanan bir dönem olmuştur. Bu dönemde yapılan hata, yatırımların hiçbirinin koordinasyonlu yapılmaması olarak bilinir. Herkes meslektaşları ile konuşmadan, kendi yatırımını yapmıştır. Herkes birbirini geçmek için hamle yapmış, ama sonuçta herkes zarar etmiştir. Bugün depoların %30-40’ı doludur. Yetkililerin altyapıyı hazırlayamaması ise, başka bir olumsuz etken olmuştur.

     Lojistik sektöründe başarıyı yakalamak ve dünyadaki gelişmeleri takip edebilmek için kaliteli ve eğitimli personele ihtiyaç vardır. Türkiye’de lojistik yönetimi üzerine eğitim veren kurumların sayısı, Avrupa ve ABD ile karşılaştırıldığında yok sayılacak kadar azdır.

     Bununla beraber, endüstri mühendisliği, işletme gibi 4 yıllık bölümlerde seçmeli ders olarak lojistik yönetimi eğitimi verilebilmektedir. Görüldüğü üzere, lojistik konusu hakkında nitelikli eleman açığının nedenleri bellidir. Bu büyük ve dinamik sektöre, Türkiye’deki eğitim kurumları yetişmiş eleman verememektedir. Bunun çözümü için, üniversiteler, bakanlık, sektörden uzmanlar bir araya gelerek komisyonlar oluşturmalı ve çözüm üretmelidirler. Yeni bölümlerin açılması veya ilgili bölümlerde daha ileri düzeyde uzmanlaşmayı sağlayacak müfredatlar ve sektörde eğitici stajlar mümkün hale getirilmelidir.