Ticari Kazancın Tespit Şekilleri

Ticari Kazancın Tespit Şekilleri



Ticari kazanç elde eden mükellefler Gelir Vergisi Kanununa göre iki gruba ayrılırlar,

● Esnaf muaflığından yararlanan ve gelir vergisine tabi olmayanlar,

● Esnaf muaflığından yararlanmayan ve gelir vergisine tabi olanlar.

Gelir vergisine tabi olan ticaret ve sanat erbabı ise, kazancın tespit usulü bakımından ikiye ayrılmaktadır.

● Basit usulde gelir vergisine tabi olanlar,

● Gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar.

 

Bilanço Esasına Göre Ticari Kazancın Tespiti yapılırken;

Birinci sınıf tacirler, hesap dönemi sonunda bilanço çıkarırlar. Bunun için işletmeye dâhil mevcutları, alacakları ve borçları saptarlar ve VUK hükümlerine göre değerlerler. Ticari bilançonun vergi kanunlarına uyumlaştırılmış haline mali bilanço denir. Bilanço esasına göre ticari kazanç, mali bilançolar üzerinden hesap dönemi sonunda ve başındaki öz sermaye tutarları arasındaki farktır. Ayrıca, hesap dönemi içinde söz konusu işletmenin sahip veya sahiplerince;

 ●İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir,

● İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

Dönem sonundaki öz sermayenin dönem başındakine göre fazla olan kısmı o dönemin ticari kazancı sayılır. Tersi durumda ise fark, zararı gösterir. (Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, VUK’nun değerlemeye ait hükümleri ile GVK’nun 40 ve 41 inci madde hükümlerine uyulur.)

İşletme Hesabı Esasında Ticari Kazancın Tespitinde ise;

  İkinci sınıf tacirler, kazançlarını işletme hesabı esasında tespit ederler. Bu usulde kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılatlarla, giderler arasındaki müspet farktan oluşur. Giderlerin daha fazla olması halinde zarar doğmuş olur.